“Bir altın sizce ne kadar değerliyse, bir gümüş de verilen emek kadar değerlidir,
Saray Gümüş’te”

 

SABIRLA ALTIN GÜMÜŞ OLUYOR

 

            Binlerce gümüş çeşidi Gümüş her şekle sokulmuş… Yüzükler, bileklikler, kolyeler ve süs eşyaları…İnanılmaz bir görüntüsü var Saray Gümüşçülük’ün. Özellikle kadınlar girdiklerinde asla çıkmak istemiyorlar bu mağazadan. Trabzon el sanatlarına burada yenilikler de katılmış.

            Hasır ve telkariden bin bir çeşit ürün meydana getirmiş kadınlarımız. Hayal gücü gümüşle bileşince adeta harikalar yaratılmış. Ayasofya  Müzesi’nin hemen girişinde bulunan Saray Gümüşçülük, müzeye gelen turistlerin  uyak yeri  Ali Kaynar ile yaptığımız sohbet esnasında turistlerin akınına şahit olduk biz de…Kaynar, “Gelen muhakkak bir şey alıyor, küçükte olsa” diyor. Ama Kaynar,  bu potansiyelden daha iyi yararlanılması gerektiğinin ve daha kaliteli hizmetin sağlanmasının da önemle altını çiziyor.  Saray Gümüşçülük firması sahibi, Trabzonspor eski yöneticisi Ali Kaynar, Trabzon el sanatları deyince akla gelen ilk isim. Kaynar, gümüşe hayat veren işletmesiyle ilgili sorunlarımızı yanıtladı.

 

            GÜMÜŞÇÜLÜK SEKTÖRÜNE NASIL GİRDİNİZ?

            1968 Yılında bu mesleğe ilkokuldan mezun olduktan sonra aile fertlerimin yanında başladım. O yıldan beri bir fiil bu işin içindeyim. Öncelikli olarak gümüşçü atölyesinde büyüklerimin yanında bu işi yaptım.1980 yılına kadar 12 yıl aralıksız imalat yaptım. Şimdi her türlü gümüş ve altın işlemeciliği yapıyorum.Trabzon bileziği, Trabzon kazaziyesini yapıyoruz. Taşçılık da yaptım. Elmas ve pırlanta üzerine üzerinde ihtisasım var. Daha sonraki  yapmış olduğum ürünlerimi de değişik dönemlerde yurtdışında ve yurtiçinde açılan fuarlarda sergiledim. Dünyanın çeşitli ülkelerine ürünlerimi getirdim ve pazarlamaya çalıştım..

İspanya, İtalya, Malta, Yunanistan, Jakarta, Singapur, Hong Kong, Çin, Japonya, Malezya fuarlara katılmak için gittiğim ülkeler. Daha çok tanıttığım Trabzon hasır bileziği ve kazaziye’si. Şimdi Uzakdoğu’ya açılacağım.

 

            SAYIN KAYNAR, TRABZON’DA EL EMEĞİ GÖZ NURU TAKILARI ÜRETİYORSUNUZ. BUNUN GEÇMİŞİ NEREYE DAYANIYOR? NASIL ÜRETİYORSUNUZ? BUNDAN SONRAKİ HEDEFLERİNİZ NELERDİR?

            Bu  tabii cumhuriyet öncesine dayanıyor. 1914’te Karadeniz bölgesinde kazaziye sanatı başlamıştı. Kazaziye, 1914’teKaradeniz Bölgesi işgal altında iken Kafkaslarla birlikte yapılan kamçı sanatıdır. O yıllarda bu işi öğrenen aileler de günümüze kadar unutmadan geleneklerine bağlı kalarak bu işi yapabilmişlerdir. Günümüzde ise artık teknoloji ile birlikte açılan kurslarla kazaziye sanatı öğretilmeye başlandı. Bizde kendi imkanlarımız doğrultusunda kurslar açarak kazaziye sanatını öğretmeye çalışıyoruz. Yeterli  sayıda kurs yerimiz var. Bu sanatı geliştirerek yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu sanatı önce, Türkiye’ye sonra yurtdışına tanıtma amacındayız Kurs yerinde yapılan takıları da önce iş yerimizde zaman zaman da fuarlarda tanıtıp satışı sunuyoruz. Her geçen gün farklı ürünler üretiyoruz. Kazaziye bilindiği üzere saf  gümüş 1000 ayardan yapılır. Ama biz 1000 ayardan gümüşünü yaptığımız gibi 24 ayar Kürtçe altınından da yapıyoruz.

 

KUNDURACILAR CADDESİ’NDE BULUNAN MAĞAZANIZIN ARDINDAN ŞİMDİ DE AYASOFYA’DA BİR MAĞAZA AÇTINIZ. BURADA TURİSTLERİN TRABZON EL SANATLARINA İLGİSİ NASIL?

            Ayasofya  Müzesinin hemen girişinde bulunan  mağazamıza turistlerin ilgisi büyük. Turistlere Trabzon’un takı kültürünü tanıtmaya çalışıyoruz. Ayasofya Müzesinin yanına gelmemizdeki en büyük neden  şehir merkezindeki trafik sorunundan kurtulmaktı. 1,5 aydır buradayız Gördük ki; Trabzon’a çok fazla turist geliyormuş. Başta Japonlar olmak üzere Almanlar, İspanyollar, Hollandalılar ve İsrailliler çok geliyor. Gümüşe çok önem veriyorlar. Allah ömür verdikçe Trabzon’a hizmet amacıyla bu işimizi sürdüreceğiz. Ekonomik sıkıntı olduğundan eskisi gibi alım olmuyor ama herkes merak edip karınca kararınca muhakkak bir şeyler  alıyor. En çok  Japonlar alışveriş yapıyorlar Siz bu anlamda büyük bir açığı da  kapatmış oluyorsunuz. Trabzon’a gelen insan dönerken hediye olarak ne götüreceğini düşündüğünde. Trabzon’a özgü el sanatlarını tercih ediyor. Bizler bireysel olarak herhangi bir destek görmeden bu işi yapıyoruz. Ben iki işyerimde toplam 60 kişi çalıştırıyorum. Bundan büyük mutluluk duyuyorum. Gönül arzu eder ki 60 yerine 160 kişiyi, 60 kişiyi muhafaza etsek bize yeter. Bakın Türkiye’de 5 Nisan kararları öncesi 125 kişi  çalıştırıyorduk. Yaptıklarımızın yüzde seksenini yurtdışına satıyorduk.  Bizde zarara uğradık, krizden etkilendik. Şimdi 60 kişi ile   tutunmaya çalışıyoruz. Ama  ben inanıyorum ki, destek görürsek hem  Trabzon’un tanıtımı, hem de istihdam açısından daha faydalı olacağız.

 

PEKİ ŞUANDA YURTDIŞINA ÜRÜN GÖNDERİYOR MUSUNUZ?

            Gümüş Uzakdoğu’da çok aktif. Uzakdoğu’ya bakın oralarda işçilik maliyeti çok düşük. Her sektörde olduğu gibi artık gümüşçülük sektöründe de sıfır maliyetle çalışıyorlar. Türkiye’de 50 YTL ürettiğimiz bir ürünü Uzakdoğu’da 2 YTL ’ye üretiyorlar. Hatta iç piyasada  gümüş satımının azalmasında en büyük etken Uzakdoğu diye düşünüyorum.

 

EL SANATLARINI YAPAN KİŞİLER HALK EĞİTİMİNDE KURS ALIYORLAR MI?

            Hayır biz  atölyelerimiz de öğretiyoruz. Aynı  zaman da Akçaabat  Halk  Eğitimi’nde  kazaziye kursu açtım. 6 ay devam etti. 45 kişiyi yetiştirdik. Onlar da ailelerini öğretiyorlar. En az 1000  kişi öğrense  bin kişiyi meslek sahibi etmiş oluruz..

 

MAĞAZANIZDAN BAHSEDERSEK BURADA NELER VAR?

            BURADA  ne olduğunu saymak  çok vaktimizi alır. Ama şunu söyleyebilirim: Bizim  burada temel ürünlerimiz başta telkari olmak üzere, kazaziye  ve Trabzon  hasır bileziğimiz. Ama bunların  haricinde bizim yaptığımız  ve dışarıda yaptırdığımız 3 bin  çeşit  ürünümüz var. Gümüşçülük dalında aklınıza gelebilecek  ne isterseniz, her türlü ürünümüz mevcut. Bir de Trabzon’da  olmaz ise olmaz kız istemeye giderken kullanılan özel olarak telkariden yapmış  olduğumuz bir sandığımız var Trabzon  dışından gelen yabancılara  da buranın  geleneklerini anlatıyoruz, onlarda  bu sandıktan alıyorlar. Bu Trabzon’a özgü  bir kız isteme  sistemini de anlatıyoruz. Yani eğer Trabzon’dan kız alınacaksa bu sandık şart. Garantili kız isteme sandığı.

 

TRABZON TURİZMİNDEKİ EN  BÜYÜK NE SİZCE?

            FABRİKAMIZ olmadığı için en büyük fabrikamız  turizm. En güvenilir bölge olduğu için  Karadeniz’e aşırı bir talep var. En az günde 10 yabancı otobüs geliyor Trabzon’a. Rahat seyahat edebilecek yerimiz var. Ama eksiğimiz var Trabzon’da en büyük sıkıntı turizm hizmeti verecek yetişkin elemanımızın  olması. Turizm okullarımız yetiştirdikleri öğrencileri staj görmeleri için  Trabzon’a vermiyorlar. Turizm okullarından stajyer   öğrenci talep ettiğimde, “Sizin yeriniz müsait değil, bunlar yıldızlı otellerde  staj görecek” denildi. Birebir insan  ilişkileri olmasına  rağmen çocuklara Antalya’daki  otellerde bulaşık yıkatıyorlar. Bu turizm  hizmeti oluyor. Önümüzdeki  yıllarda umarız düzelir. Trabzon’daki irili ufaklı  turizm merkezlerinin hiçbirinde yetişmiş  eleman yok.

            Trabzon’un en büyük eksikliklerinden biri de park sorunu  Merkez de  turistlerin gezme imkanı sağlanmamış. Alt yapıyı iyi oluşturmak gerekiyor. Demek ki bizim yaptığımız gibi  hizmeti turistlerin  ayağına getirmek lazım. Bir de yöneticilerle turizme gönül vermiş insanların sık sık bir araya gelmeleri gerekir.

 

EKLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?

            BENİM yaşım ilerliyor. Yeni nesil bizim gibi bu işe gönül koymadı. Ama ileri ki zamanda  bu işte ses  getirecek çok önemli bir projem var. Onu şimdi açıklamayım. Sürpriz olsun. Hayatta kalabilirsem Karadeniz bölgesine çok büyük yenilikler getireceğim…